
Başımızda kavak yelleri esiyormuş, essin
Adam sende keyfimiz yerinde…
Ben henüz anne ya da baba değilim. Bir öğretmen hiç değil. Ben sadece gencim…
Gençlik… Elimizden hızla kayıveren yıllar… Geceleri yastığa başınızı koyduğunuzda binbir hayale yelken açtığınız umarsız yıllar. İnsanın yaşam dönemlerinin her biri kendine özgü koşullara sahip olsa da, gençliğin bunlar içinde en özeli ve en güzeli olduğunu ifade etmek mümkündür. Kişiliğin oluştuğu, yaşam denen çetin mücadeleye sadece uzaktan bakıldığı, aşkların ve dostlukların en fırtınalısının yaşandığı yıllar.
Gençlik acaba belli bir yaş dilimini mi kapsamakta yoksa yaşları ilerledikçe kendini avutmaya çalışan büyükler gibi; ‘insan kendini hangi yaşta hissederse o yaşta’ zamanı mı? Bence; acıyla tanıştığın ilk gün olgunluğa da adım atıyorsun. ‘O gün’ hayat sana yüzünü gösteriyor. Amacım hayatın yaşanmaz bir yer vs. olduğunu söylemek değil. Ancak hayaller ve ideallerle süslenmiş bir yaşamda farkında olmadığınız bir duvara tosluyorsunuz. Yazımda gençliğin iki yönünü ele almak istiyorum. Biri ciddi, diğeri gayri ciddi yönü.
İşin ciddi boyutuna bakılırsa, üniversite sıralarına gelene kadar birçok emek sarf etmiş, sınavdan sınava koşturulmuş, kendi hayallerini bulamadan ailesinin ve çevresinin hayallerine boyun eğmiş insanlar. Bütün bu kargaşanın içinde Ben kimim? Neden varım? Hayatın anlamı nedir? Sorularının cevaplarının ısrarla arandığı bir dönem. Üniversiteye geldiğiniz zaman üniversite içindeki entrikalar, yeni bir şehir, yeni bir ortam hele bir de gurbete gittiyseniz vay halinize. Ekonomik zorluklar, aile özlemi, memleket hasreti. Liste tabi uzayıp gitmekle birlikte Abbas Güçlü’nün yazısından aldığım işin birde daha vahim kısmı var. Bunlardan sadece birkaçına yer veriyorum: İşsizlik, Staj Yeri Bulamama, Barınma, Ulaşım, Parasızlık, Bursların Azlığı, ÖSS, Kitapların Pahalılığı, Kalitesiz Eğitim, Aile İçi Baskı, Gelecek Kaygısı, Yabancı Dil vs…
Aslında bu maddelerin her biri ayrı birer yazı olacak kadar önemli maddeler. İşin bu kısmına baktığımızda aslında bizlerin yapabileceği pek bir şey yok. Sadece umutla bakmak kalıyor geleceğimize. Nietzsche’nin dediği gibi; gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz. Sadece hayallerinizle çıktığınız yolun sonuna geldiğinizde birkaçı kalacaktır yanınızda emin olun. Her bir zorluğu aşmak için bazılarını feda etmek zorunda kalırsınız. Bu kadar mücadele isteyen büyümek dediğimiz evre; fizyolojik açıdan kolay ancak psikolojik açıdan fırtınalarla doludur.
Tabi gençliğin asıl güzel yanı olan eğlenceli tarafına da bakmak lazım. Kanınızın hızlı aktığı, hayatın zorluklarının farkında olunmadığı, sorumsuz bir hayat. Sohbetlerin odak noktası aslında var olan ancak o yıllarda keşfedilmeye başlayan karşı cins. Gündelik sohbetler, diziler, internet, bilgisayar oyunları ( Bu arada Wow gerçekten güzel bir oyun ) aşk maceraları, bakışmalar, kesişmeler vs… Hayata dair tüm gerçekler bunlar. Bunların çok güzel bir şekilde işlendiği bir diziyi izliyorum bu sıralar. Eminim birçok lise ya da üniversite öğrencisinin kendinden bir şeyler bulduğu eğlenceli bir dizi ‘Kavak Yelleri’ Başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikâyesi. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve isyankâr Mine. Ancak dizide de olduğu gibi ilk ayrılıklar, ilk fırtınalar üniversiteyi kazanıp, hayatın içine girdikleri anda başlıyor. Çünkü hayat tahmin ettiğimiz kadar tolerans vermiyor. Zayıf olan geriye düşüyor.
Şairin söylediği gibi, ‘Hayat bir gemi yürüt onu göreyim seni’. Benim tek bir tavsiyem var. Her şey zamanında yaşandığı an değerli. Bu hovarda geçen yıllarda yalnızca hedefi iyi belirlemek önemli. Birde bu hedefe giderken yanınıza bol bol hayal alın ki; vazgeçmek zorunda kaldığınızda bir şeyleri heba edebilesiniz. Onun haricinde gençlik, hiç bitmesini istemediğimiz bir rüya. Aman mümkün olduğunca geç uyanmaya bakın arkadaşlar. Çünkü uyandıktan sonra isteseniz de bir daha o rüyaya yatamayacaksınız.
Akın Yıldırım
Bu yazıyla ilgisi olabilecek diğer yazılar:

Yazın gerçekten güzel olmuş… Kavak yellerini bende severim fakat malesef şuan dizide Efe oynamıyor… Uzadıkça da tadının kaçmaya başladığını düşünüyorum… Eskiden daha güzeldi…
sizi çok sewiyorum lütfen dizide oynamak istiyorum hastasıyım kavak yellerinin ilgilenirseniz sevinirim
meraba biliyorum belki okumadan qeçiçeksiniz ama ben kavak yellerinin feci hastasıyım izmirde oturuyorum yasım 13 ama 16 gibi duruyorum lütfen ilgilenirseniz sevinirim teşekkürler….
sizleri çok seviyorum helede aslıyla efeye bayılıyorum bende aslı gibi çok güzel olmak istiyorum aslı bana güzel olma sırrını söylermisin lütfen duy sesimi
sizleri çok seviyorum benimde en büyük hayalim sizin gibi oyuncu olmak bunu gerçekten çok istiyorum n’olur duyun beni n’olur
sizi çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk seviyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmm ve bende sizin gibi oyuncu olmak istiyorum lütfen sesimi duyunnnnnnnnnnnnnnnn
sizi çok seviyorum ve benim soyadım da karahan ben berfin karahan oyuncu olmayı çok ama çok istiyorum bir kere bir peçete reklamında oynamıştım ondan sonrada hiç bir reklam oynamadım zaten o reklam da mersin kanallarında tek çıkmıştı ne olur duyun sesimi ve bana yardım edin oyuncu olmak istiyorum
pelincim o kadar çok sewiorum ki seni bayılıorum sana yhaa biran önce seninle tanşmak çok isterim lütfen msn adresini weririsen sewinirim. ibrahim,aslı ve dağhana da bayılıorum bu kavak yelleri dizisi hiç bitmesin. HEPİNİZİ ÇOK SEVİORUMMMMM
yaaaaaaaaaa biraz da ing bişiler koysanız ya ben ingilizim
ben bu dizinin hayranı oldum bir kere izledim tutuldum bu çok güzel bir dizi üstelik aslı’ya yani pelin karahana benzetiliyorum bunun için çok mutluyum
kavak yellerinin hastasıyım hergün düşünüyorum flimlerinide hiç kaöıramdım burdan denize ve aslıya kocaman öpücük ben aysun i mail gönderirseniz sevinirim
çok güzel siniz sizi çok özeniyorun sizi çoooooooooook seviyorum aşığım size filminizi hergün izliyorum sizi seviyorun şarkılarınızı dinliyorun sizi öptüm byebye
way be süpersin eyy y gençlik benim genç sensin
çok güzel resmini z var valla
harika bir düşünce,,,, ilk defa bu siteye giriyorum yazina bayildim bence yazı yazmayı asla bırakmamalısın
Çok güzel yazmışsın tebrik ediyorum.yazı yazmaya devam et