Modals

İşlev yönünden yardımcı fiillere benzeyen “modals” yani kipler, anlam ve kullanılış amacı açısından farklılıklar gösterirler. Modal’lar şahıslara göre çekimlenip biçim değiştirmezler ve birden fazla modal yan yana kullanılmaz.

Can: -ebilmek (beceri, yetenek anlamında)

Örnek:
I can walk 10 kilometers everyday. (Her gün 10 kilometre yürüyebilirim. / Beceri)

May: -ebilmek (olasılık, tahmin, izin)

Örnek:
She may come to the party. (Partiye gelebilir. / İhtimal)

Be able to: -ebilmek (“Can” ile aynıdır.)

Örnek:
He is able to carry this luggage. (Bu bagajı taşıyabilir. / Beceri)
Yazının devamı »


Bu yazıyla ilgisi olabilecek diğer yazılar:


If Clauses

SIFIR KOŞUL CÜMLELERİ (ZERO CONDITIONAL SENTENCES)
– Bu koşul bildirim kalıbı, genel gerçekler, alışkanlıklar, emirler, tavsiyeler ve neden-sonuç ilişkisi belirten durumları anlatmakta kullanılırlar. Genelde her iki cümle de geniş zaman (simple present tense) kalıbıyla kurulurlar.

Örnek:
If you boil the water, it evaporates. (Eğer suyu kaynatırsanız, buharlaşır / Neden-Sonuç)
If I argue with someone, I feel terrible. (Eğer birisiyle tartışırsam, kendimi kötü hissederim / Alışkanlık)
If you feel bad, visit the doctor. (Eğer kendini kötü hissediyorsan, doktora git / Tavsiye)

BİRİNCİL KOŞUL CÜMLELERİ (FIRST CONDITIONAL SENTENCES)
– Birincil koşul bildiren cümlelerde, cümlelerden biri geniş zaman diğeri gelecek zaman kalıbındadır. Birinci olayın olması durumunda, gelecekte olacak şeyi belirtmek amacıyla kullanılırlar.
Yazının devamı »


Bu yazıyla ilgisi olabilecek diğer yazılar:


Gerund – Infinitive

THE GERUND
– Fiilin sonuna –ing eki getirilerek fiilden isim yapılır.

Örnek:
I like swimming. (Yüzmeyi seviyorum.)
He likes running every morning before the breakfast. (Her sabah kahvaltıdan önce koşmayı sever.)
Instead of studying, he spent the day watching film. (Ders çalışmak yerine, bütün günü film izleyerek geçirdi.)
He left without saying anything. (Hiçbir şey söylemeden gitti.)
You can pass the exam by studying. (Sınavı, çalışarak geçebilirsin.)
Yazının devamı »


Bu yazıyla ilgisi olabilecek diğer yazılar:


Active – Passive

Active ve passive yapının Türkçe’deki karşılığı, etken ve edilgen yapıdır. Active yani etken cümlenin öznesi, cümledeki eylemi gerçekleştirendir.

Örnek:
Ahmet waited the bus. (Ahmet otobüsü bekledi.)

Bu cümlenin öznesi olan Ahmet, otobüsü bekleyen kişidir. Aynı cümlenin passive yani edilgen biçimi şöyle olacaktır:

The bus was waited by Ahmet. (Otobüs, Ahmet tarafından beklendi.)

Cümlelerin zamanına göre, active – passive yapısı şu şekilde olacaktır:
Yazının devamı »


Bu yazıyla ilgisi olabilecek diğer yazılar:


Direct and Indirect Speech

İngilizcede, bize söylenen bir şeyi 3. bir şahsa anlatmanın iki yolu vardır. Bunlardan ilki, direct speech yani doğrudan anlatımdır.

Örnek:
Mehmet said, ” I’m very hungry “. (Mehmet, “karnım çok aç” dedi.)

Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere doğrudan anlatımda, konuşmacının söylediği tırnak içerisinde aynen verilir. Tırnak içindeki cümle daima büyük harfle başlar.

Indirect speech yani dolaylı anlatım ise, anlatanın cümleyi kurduğu zamanın bir geçmişi alınarak oluşturulur.

Örnek:
She said, “He was lying”. (“Yalan söylüyordu” dedi.) / (direct-doğrudan)

She said that he had been lying. (Yalan söylüyor olduğunu söyledi.) / (indirect-dolaylı)

Not: That kelimesinin kullanımı tercihe bağlıdır, zorunlu değildir.

Şimdi zamanlara göre, indirect yani dolaylı anlatımı görelim. Yazının devamı »


Bu yazıyla ilgisi olabilecek diğer yazılar:


Sesli Sözlük

Site içinde herhangi bir kelimeye çift tıklayın ya da arama kutucuğuna kelime yazın:

Powered by DictionaryBox.com